Türkiye florası
Türkiye florası, Türkiye'de doğal olarak yetişen bütün bitki taksonlarını ifade eder.
Tarihçe
15. yüzyıl
Pierre Belon (1517-1564)'un Doğu Akdeniz Gezisi ile 16. yüzyılda İstanbul'a gelmiş ve Amasya'ya gitmiş üç Avrupalı bilginin (Ogier Ghiselin de Busbecq, W.Quackelbeen ve H.Dernschwam) bitki bilimi gözlemleri ve Leonhart Rauwolff (1535-1596)'ın Doğu Akdeniz Gezisi, Türkiye Florası ile ilgili ilk kayıtları içerir.
16. yüzyıl
Sırasıyla George Wheler (1650-1724), J.Pitton de Tournefort (1656-1708), G.Antoine Olivier (1756-1814), J.C.Bauxbaum (1693-1730), J.Sibthorp (1758-1796), P.B.Webb (1793-1854), R.Aucher-Eloy (1792-1838), T.Kotschy (1813-1866), R.Grisebach (1814-1879), E.Boissier (1810-1885),Wiedemann, Pinard, Pavillon, Calvert, Heldreich, E.Koch (1809-1879), C.Clementi (1812-1872), P.Tchitatcheff (1812-1872), B.Balansa, (1825-1891), E.Bourgeau (1843-1877), H.K.Haussknecht (1838-1903), J.Bornmueller (1862-1948), H.Handel-Mazzetti (1882-1940) Türkiye Florasına katkıda bulunan yabancı bitki bilimcilerdir. Osmanlılarda modern bitki bilimi eğitimi 1839'da Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane ile başlamıştır.
17. yüzyıl
Evliya Çelebi 17. yüzyılda yaşamış ve 10 ciltlik gezi defterinde birçok bitki bilimiyle ilgili kayıtlar vermiş, gezdiği yerlerin bitki örtüsü ve yetiştirilen tarım bitkileri hakkında önemli bilgiler vermiş bir Türk gezginidir. Seyehatnamesinde Trakya ve Anadolu'dan 30 ağaç, 35 meyve, 10 tahıl ve baklagil, 15 sebze, 30 çiçek, 8 yabani ot adı vardır.
18. yüzyıl
Yaklaşık yüz yıl öncesine kadar Türk bitki bilimciler gerçek bitki bilimi çalışmaları ile ilgilenmemişler, genellikle tıbbi ve ekonomik önemi olan bitkiler üzerinde eserler bırakmışlardır. Yine o dönemlere ait araştırıcılardan Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi, Dr.C.A.Bernard (1808-1844), Salih Efendi (1816-1895), Mehmet Ali Paşa (1837-1914), Esad Şerefeddin Köprülü (1866-1942), Şerafettin Tevfik Tertemiz (1879-1957) sayılabilir. Ancak gerçek anlamda ilk flora çalışması Pierre Edmond Boissier (1810-1885) tarafından 1867-1884 yılları arasında yazılan Flora Orientalis'tir.
20. yüzyıl
Cumhuriyet dönemi bitki bilimi çalışmaları 1933 yılındaki üniversite iyileştirmesi ile başlamıştır. Bu dönemdeki bitki bilimi çalışmaları artık üniversiteler tarafından yürütülmüş ve geliştirilmiştir. Bu yıllarda Alman bitki bilimcilerin etkinliği büyüktür. Ankara'da K.Krause, İstanbul'da A.Heilbornn ile başlayan ve ilk kurulan kurutulmuş bitki derlemeleriyle gelişen bitki bilimi çalışmaları Ankara'da Kadri Ahmet, Hikmet Birand, S.Kuntay, Haydar Bağda, K.Mıhçıoğlu, Baki Kasaplıgil, Kamil Karamanoğlu, İstanbul'da M.Başarman, L.Brauner, Nebahat Yakar, Sara Akdik, Turhan Baytop, Asuman Baytop, Hüsnü Demiriz, Hayrettin Kayacık, Faik Yaltırık, İzmir'de Yusuf Vardar, Necmi Zeybek ve Erkuter Leblebici ile devam etmiştir.
Ancak gerçek anlamda Türkiye'de botanik biliminin gelişmesini sağlayan adım İngiliz botanikçi Peter Handland Davis (1918-1992) tarafından yazılan Türkiye ve Doğu Ege Adaları Florası ile atılmıştır. Dokuz cilt olarak yazılan Floraya 1988 yılında ilk ek cilt yayımlanmıştır. 2000 yılında Türk Botanikçiler Adil Güner, Tuna Ekim, Kemal Hüsnü Can Başer ve Neriman Özhatay editörlüğünde yayımlanmıştır.
21. yüzyıl
Davis'in Florası ile başlayıp, ikinci ek cildin yayımlanmasıyla kendini ispat eden Türk Botanikçiler, sadece Türkiye Siyasi sınırlarını kapsayan bir flora hazırlamaktadır. Resimli ve Türkçe olarak yazılan yeni flora T.C. Cumhurbaşkanlığı himayesinde devam ediyor. 2012 yılında yayımlanan Türkiye Bitkileri Listesi; Damarlı Bitkiler kitabı ile başlayan çalışma 2014 yılında yayımlanan Resimli Türkiye Florası 1. Cilt ile devam etti. 2. ve diğer ciltlerin çalışmaları devam ediyor. Amaç Türkiye Cumhuriyetinin 100. yılında 28 Cilt olarak çalışmayı tamamlamaktır. Resimli Türkiye Florası çalışması Flora Araştırmaları Derneği ile Ali Nihat Gökyiğit Vakfı'na bağlı Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi ortak işbirliği ile gerçekleştiriliyor. Floranın editörlüğü Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Prof.Dr. Adil Güner tarafından yürütülmektedir.
Floristik yapı
Türkiye, topoğrafik yapı ve iklim özelliklerinin farklılığından dolayı 3 floristik bölgeye ayrılır. Bunlar;
- Avrupa – Sibirya flora bölgesi
Geniş yapraklı türlerden oluşur ve yükselti artıkça iğne yapraklı türlerle birlikte görülür. Yaz-kış yağışlı geçer, kuraklık yaşanmaz. Genellikle orman yapısı hakimdir, yağışların bol oluşu gür bir bitki varlığını ortaya çıkarır. Türkiye'nin batısından doğusuna doğru tüm kuzey kısımlarını içine alır.
Öksin ve Kolşik flora olmak üzere 2 bölüme ayrılır. Kolşik flora sırasıyla Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin illeri ile devam eden kısmı kapsarken batıda, geride kalan kısım Öksin alt flora bölümüne dahil edilir.
- Akdeniz flora bölgesi
- İran – Turan flora bölgesi
Doğu Anadolu, Sina yarımadası, Suriye, Filistin, Ermenistan, İran, Ürdün, yukarı Mezopotamya, Transkafkas’ın doğu ve güneyindeki kurak ve yarı-kurak kısımları, Hindikuş’un güneyi, Kuzey Himalaya'nın güney kısmı, Volga nehrinin güneyi, ve Gobi Çölü'nü çevreler. Günlük sıcaklık fakları fazla, yağış miktarı az, karasal iklim görülür, yazları kurak kışları ise çok soğuktur. İran – Turan flora bölgesi, bölgeler arasındaki iklim, vejetasyon ve fitocoğrafik bakımdan farklılıklardan dolayı Batı asya alt bölgesi ve Orta asya alt bölgesi olmak üzere 2 alt flora bölgesine ayrılır.
- Batı Asya Alt Bölgesi
- Mezopotamya Alanı
- Orta Anadolu Alanı
- Doğu Anadolu- İran Alanı
- Hirkaniyen Alanı
- Turan veya Aralo-Kaspiyen Alanı
- Türkistan Alanı
- Kuzey Blücistan Alanı
- Batı Himalaya Alanı
- Orta Asya Alt Bölgesi
- Moğolistan Alanı
- Tibet Alanı
- Dzungaro-Turan Alanı
Ayrıca bakınız
Dış bağlantılar
- Avrupa’da çevre Durum ve genel görünüm 2020 4 Aralık 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.